Ana Sayfa

Hakkımızda

Vizyonumuz

Hizmetlerimiz

Basında Biz

Sıkça Sorulan Sorular

İletişim
 
   Üye Girişi
 
E-Mail/Rumuz
Şifre
 
 
             
 Neden e-dadi.com üyesi  olmalıyım?
   
 CV bırakmak veya Dadı bulmak  için üye olmanız gerekmektedir.
Üye Olmak İstiyorum
     Dadı Ara
     Dadı Talep Formu
 Bebek Aşı Takvimi
 Bebek Gelişimi Takvimi
 En Güzel Bebek İsimleri


Tuğba Aygül- Editör
 ANKET 
Bakıcı Alacağınız Firmadan Beklentiniz Nedir?
 Komisyon Oranın Düşük Olması
 Garanti Süresinin Uzunluğu
 Güvenilir Olması
 Kurumsal Olması
 Güleryüzlü ve Samimi Olması
 İk Süreçlerini İşletmesi
 Özel İstihdam Bürosu Olması
 E-BÜLTEN
 E-Bültenimize mail adresinizi ekleyerek gündemi takip edebilirsiniz.
  E-Mail
 
 DUYURULAR
Sitemizde çok kısa süre sonra ayın bebeği adlı yarışmamız başlayacaktır.
Ücretsiz Doğum Sonrası Eğitim Programı
  Amerikan Hastanesi’nin Ücretsiz Doğum Sonrası Eğitim Programı
Çocuğa söz geçirebilmek
  Çocuklar bebekliklerinden itibaren çevreden gelen uyarılara tepki verirler.
Dadı, bakıcı ve bebek
  Bebeklerin dadıya bırakılması gereken bir yaş var mı?
Anne Çocuk Eğitim Programı..
  bu yazıyı mutlaka okumalısınız..!
Çocuk Yetiştirmek
Çocuklarınıza tavsiyelerde bulunmanın en iyi yönteminin ne istediklerini tesbit edip bunu yapmalarını söylemek olduğunu keşfedin.

 
Çocukta kendine saygı, çocuğun kendi hayatını düzenleyebildiği ve bunu iyi yapabildiği inancını oluşturan küçük günlük görevlerle sağlanır.

Engelleri aşma dürtüsüne kişisel motivasyon denir. Önümüze hedefler koymamızı sağlayan, her birimizin içindeki küçük umut çekirdeğidir. Bu umut, bizi daha yükseklere eriştirir.

Şevk kazanmış kişiyi hiç kimse ilerlemekten alıkoyamaz ve eğer bu motivasyon insanın yüreğinden geliyorsa, o kişi yenilmez hale gelir.

Hayat bir çocuk için günlük fırtınalarla baş etmeyi öğrenmekten ibarettir. Becerikli olmak; meydan okumaları kabul etmek, bunlar üzerinde düşünmek için zaman ayırmak ve sonra erişilebilir kaynakları kullanarak sorunları çözmek demektir.

Çocukta becerikliliğin gelişmesi onu hayattaki fırtınaları atlatma becerisiyle donatır. Seçenekler oluşturmada özgüven sağlar ve çocuğa etrafındaki dünyanın aktif katılımcısı olmayı öğretir.

Her şeyin hızlı ve öfkeli olduğu bir dünyada kendinden hoşnut bir çocuk huzurlu olacak ve kendi maneviyatından keyif alacaktır.

Her çocuğun düş kurmasına, düşüncelerine, yazılarına, icatlarına, şaheserlerine ya da kavramlarına sınır koymamasına izin verin. Bir çocuğun hayal gücü teşvik edilirse, gelişmeye ve üretmeye devam edecektir.

Duygular hayatınıza damga vuran yön işaretleridir. Harikulade güzel olan aşktan çetin öfkeye kadar bütün duygular çeşitli biçimlerde var olur.

Duyguyu yaşamayı ve duygu alışverişini destekleyen aileler hayatın en derin armağanını tadar.

Eğer aile bir bina olsaydı, iletişim binanın her türlü kötü hava koşulunda ayakta kalmasını sağlayan temel olurdu.

Aile içinde iyi bir iletişim varsa sorunlar çözülür, fikirlere kulak verilir, duygular ifade edilir ve samimiyet gelişir.

İyi iletişim söz konusu olduğunda, görüşler farklı olsa bile her zaman mesajların ardında sevgi vardır.

Aile dokunuş aracılığıyla sevgi alıp vermenin değerini öğrendiğimiz ilk ve en önemli yerdir.

Aile birçok açıdan bir bahçe gibidir. Bir ailenin üyelerine verebileceği en büyük armağan, herkesin aile ve dünya bahçesinin bakımından sorumlu olduğu bilincidir.

Herkes bu bahçenin bakımı için zaman ayırmalı, ara sıra yabani otları ayıklamalı ve sulamak için kendi katkısını yapmalıdır.

Arkadaşlarımız hayatımızdaki harikulade mücevherler ve son derece güzel el işlerinden yapılma hazineler gibidir. Aklımıza yeni fikirler getirir, kim olduğumuzu ve kim olmak istediğimizi bizimle paylaşır ve bir süre için de olsa hayat yollarında bizimle yan yana yürürler.

Aileni seçemezsin, ama arkadaşlarını seçebilirsin derler. Bir aile, arkadaş sahibi olmak için arkadaşlık sunmak gerektiğinden yola çıkarak fertleri arasındaki ilişkide arkadaşlığı seçerse, bu bir armağan değerindedir.

Birisine saygı gösterdiğimizde, onu düşünmeye değer buluruz. Bir başkasına saygı gösterme çabasında bulunduğunda verilen mesaj nettir: "Seni görüyorum ve sana değer veriyorum."

Çocuk ilk önce aile içinde başkalarıyla geçinmeyi, birlikte bir şey yapmayı paylaşmayı ve her zaman ilgi odağı olmamayı yaşar.

İşbirliği yapmayı öğrenmek çocuğunuzu gelecekte okul ilişkilerinde ve çalışma hayatındaki başarıları için değerli bir araçla donatacaktır.

Yaşamak, değişmeyi ve gelişmeyi içerir. Eğer aile içinde değişimi canlılığı tanımlayan şey olarak görürsek, çocuklarımızın zihninde değişimin beklenen bir hayat serüveni olduğu tohumunu atmış oluruz.

Çocuklarımıza bir fark ortaya koyabileceklerini öğretmemiz gerekiyor. Var olmasını istediğimiz dünya çocuklarımızın zihninde oluşturulmalıdır.

Bir çocuk yapmaktan korktuğu şeylerle karşı karşıya gelerek ve bunları hazmederek cesur olmayı öğrenir. İnandığı bir şeyi yapmak için bir adım ileri gitmesi gerektiğini öğrendiğinde, korksa bile, cesaretin nasıl bir duygu olduğunu kavrayacaktır.

Güven oluşturmanın tek yolu dürüst olmaktır. Başka yol yoktur. Aile düzeninin bu dürüstlük ortamında işlemesi, aile fertlerinin birbirine güvenmesi anlamına gelir.

Bir aile dürüstlüğü değer veriyorsa, her aile ferdi, bütün olarak ailenin kendisini desteklediğine güvenerek hayatındaki gerçekleri ifade edebilir.

Sabrı öğrenen çocuk hayatın engellerini aşmaya büyük yardımı dokunacak önemli bir araca sahip olmuştur.

Hoşgörü farklı görüşlere, düşüncelere, yaşam biçimlerine, inanç ve davranışlara izin veren, hayata ve başkalarına karşı bir kabul etme yaklaşımıdır.

Çocukların yetişmeleri ve gelişmeleri hususunda da bu çizgiyi göre hareket edilmelidir.

Aile sorunlarında eğer aile fertlerinin her biri yardımsever bir tutum içine girerse, nasıl yardımcı olacağına ilişkin bir tutum alırsa, herkesin yükü daha hafifler.

Herkes ortak hedeflere doğru yürüdüğü için, yardımsever tutumlar ailede birliktelik duygusu oluşur.

Sorumluluk üstlenmede başarılı olan çocuklar yeteneklerine daha fazla güvenir. Sorumlu davrandığı için olumlu tepkiyi tadan çocuk kendi hareketlerinden sorumlu olmaya daha fazla motive olur.

Disiplin bir kere denendikten ve uygulandıktan sonra bireyin kendini kontrol etme yeteneğini geliştiren bir yaşam antrenmanı biçimidir. Çocuk bu biçim üzere şekillendirilmelidir.

Affetmek hem bir tutum hem de bir eylemdir. İncindiğimiz zaman birisini affetmek her zaman kolay olmaz.

Affedici tutum birçok açıdan mükemmelliği yakalayamayan insanları anlamak ve kabul etmek anlamına gelir bu anlam yüklü halet-i ruhiye ile olgunlaştırılmalıdır çocuklar...

Ölümün hayatın bir parçası olduğu fikriyle tanışan çocuklar, bu konuda kendileriyle hiç konuşulmayan çocuklara oranla ölümden daha az korkar.

Çoğumuz ölüm üzerine durup dururken tartışmaya hevesli değilizdir. Ne var ki aile yaşamındaki bir kayıp, bunun hangi duygulara yol açtığı ve ne anlama geldiği hakkında konuşmak için zaman ayrılırsa, çocuklar da ölümü hayatın bir parçası olarak görür.

Çocukların ölüm hakkında kendi fikirleri oluşmuştur; bu nedenle doğruların söylenmesi durumunda kafalarında korkunç düşüncelere daha az yer kalır.

Çocuklar ölüm üzerine rahatlıkla konuşabildiklerinde, ondan daha az korkar ve bir yakınlarını kaybettiklerinde de daha anlayışlı olurlar.

Anneyle çocuk arasındaki ilişki sihirli, gizemli, kalıcı, koşulsuz ve açıklanması olanaksız bir olgudur.

Çocuk çocukluktan çıkmış olsa bile, anne onun yüreğindekileri hissettiği kadar çocuğuna bağlıdır.

Başka bir insanın hayatından sorumlu olmak, yönlendirmek ve dinlemek, çocukların sunduğu koşulsuz sevgi ve güveni tatmak hem büyük bir ayrıcalık, hem de muazzam bir görevdir.

Kendini yenilemesi ve hayatın bitmek tükenmek bilmeyen taleplerini karşılayabilmesi için annenin yüreğinde ve yaşamında kendine ayırdığı bir zaman olmalıdır. Kendi ihtiyaçlarına zaman ayıran anne çocuğuna da özsaygıyı öğretir.

Babalar çocuklara erişilmez gibi gelir. Baba güçtür; baba şefkattir. Bize kişilikli olmayı öğretir; disiplin örneğidir.

Maceraları babalar planlar; bize hedef belirler, yapabileceğimize inanır ve bir kez daha denememiz için bizi teşvik eder.

Çocuk babanın gözüyle dünyada kendisini nelerin beklediğini görür. Babanın elini tutarken çocuk kendisiyle birlikte hayat yolunda yürüyen kişiyi hisseder.

Çocukların çoğunluğu her şeyi görür ve hisseder. Anne ve babanın yaptığı her şeyi içine çeken sünger gibidirler.

Anne ve baba, sevgi ve saygı temeline sahip bir ekip olarak çalışırsa, çocukların yetişmesi için korunaklı ve güvenli bir mekân sağlar.

"Hayatta çocuklarınızın ne olmasını istiyorsanız, kendi yaşamınızda ve konuşmalarınızda onu yansıtmaya çalışın."

Kardeşler hayatta birlikte yürümek, yetişkinliğe yan yana adım atmak, aynı anne ve babaya sahip olmak ve hayat deneylerini paylaşmak gibi özel bir fırsata sahiptir.

Çocuklar her zaman bir kardeşe sahip olmanın değerini anlamaz. Anne ve babalar olarak yapabileceğimiz en iyi şey, aynı kayığın içinde olmasalar daralarından bir sevgi nehrinin akacağına emin olacakları şekilde çocuklarımız arasındaki iletişimi, sevgiyi ve saygıyı teşvik etmektir. Böylece çocuk kardeşinin değerini bugün olmasa bile bir gün mutlaka anlayacaktır.

"Çocuklarınıza tavsiyelerde bulunmanın en iyi yönteminin ne istediklerini tesbit edip bunu yapmalarını söylemek olduğunu keşfedin."

Kaynak: http://yorumcu74.blogcu.com/cocuk-yetistirme-uzerine-bazi-faydali-bilgiler/113990

 Köşe Yazıları
   
Op. Dr. Numan Bayazıt
Bebek Sahibi Olunmasında Engeller
Uzm. Pedagog Belgin Temur
Kızılay
Prof.Dr. Olcay Neyzi
İletişimde İlkeler
Op. Dr. Hakan Seven
Anne Olmayı Erteliyor Musunuz?
Uzm.Dr. Gökçe Küçükyazıcı
Kronik Motor Veya Vokal Tik Bozukluğu
Uzm. Psikolog Sinem Olcay
Bebekler Neden Ağlar
Uzm.Dr. Okan Bektaş Yıldırım
Obezite
Işılay Bahar
Hiperaktif Mi Demiştim?
Op. Dr. Sadun Yalçın
Sarı Nokta Ve Diabette Körlüğü Engelleyen İğne Tedavisi
Tuğba Aygül- Editör
Paylaşmayı Bilmek Gerek
Selda Çöklü
Dadının Görev Tanımı Ve Sorumlulukları-Dadı Neleri Yapmaz
Pervin Albayrak
Kadınız, Anneyiz Ama Önce İnsanız.
Özlem Ögen Yurdakul - Editör - Hayatın İçinden
Dizanteri Mi O Da Neeeee
Uzm. Pedagog Sevil Yavuz
Anaokulunda Seperasyon Ansiyetesine Dikkat
Canten Kaya
0-8 Yaşındaki Çocuklara Kazandırılması Gereken Davranışlar
Hilal Horasan
Kızım Ve Ben
Filiz Şeker
Çocuk Dünyaya Geldiğinde Nelere Dikkat Edilmeli?
Elif Şıpka
Bebeğinizi Giydirirken...
Merve Akyol
Küçük Mükemmelliyetçiler
Işın Buzcu
Anne Bak ‘’vapur‘’
Melek Usta
Kim? Nasıl?
Ayhan Usta
Esneklik Ve Uyum

E-dadi.com Damla İnsan Kaynakları Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri.Ltd. Şti. ne bağlı bir sitedir. Damla İnsan Kaynakları Ltd. Şti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu, 15/12/2008 tarihli 100 sayılı izin belgesiyle faaliyet göstermektedir. 4904 sayılı Türkiye İş Kanunu gereğince iş arayanlardan menfaat sağlanması ve ücret alınması yasaktır. Şirketimiz Çalışma İzni Olmayan yabancı uyruklu elemanlar ile çalışmamaktadır.