|
|
Eğitimli Dadılar
|
 |
|
|
|
|
Artık anne ve babalar çocuklarını teslim edeceği kişinin eğitimi, bilgi birikimi ve mesleki tecrübesine çok önem veriyor.
|
Sosyal hayatta çalışan anneler çoğalınca dadılık aranan bir meslek oldu. Artık anne ve babalar çocuklarını teslim edeceği kişinin eğitimi, bilgi birikimi ve mesleki tecrübesine çok önem veriyor.
Uzmanlar evde dadıyla kalması gereken çocuğa annenin açıklama yapması gerektiğini söylüyor: “Ben seni seviyorum ama çalışmam gerekiyor gibi sözlerle çocuğun gönlü alınmalı.
Taşradan kent yaşamına geçişle ve kadınların iş hayatında daha sık yer almasıyla beraber gündemimizde yer alan konulardan biride çocuklara kimin bakacağı.
Başlarda memleketten büyükanneler, nineler getirilerek bu mesele çözülmeye çalışılıyordu; fakat son yıllarda giderek küçülen aile yapısı nedeniyle artık onlara da yer kalmadı.
Bu kez devreye bir yakının tavsiye ettiği ev kadınları girdi. Mali durumu biraz iyi olanlar ise eski doğu blok’u ülkelerinden gelen hizmetçilere bıraktılar çocuklarını. Böyle olunca da gazete ve televizyonlarda, çocuklara uygulanan şiddet haberlerinde artış oldu.
Peki bu durumda çalışan anne ve babalar ne yapacak, çocuklarını kime nasıl teslim edebilecekler?
Çağın ilerlemesiyle beraber ihtiyaca göre yeni iş sahaları açılıyor. Yepyeni meslekler oluşuyor. Ancak her zaman var olan dadılık ilk defa Türkiye’de bir meslek olarak kabul edilmeye başlandı.
Artık özel eğitim merkezleri, ülkemizde eğitimli, sertifikalı dadılar yetiştiriyor. Okul dönemine kadar çocuklara fiziksel ve ruhsal anlamda nasıl bakılması ve nasıl davranılması gerektiği gibi birçok konularda ders veriliyor.
Aday olan dadılar, çocukların sağlıklı bir şekilde nasıl yetiştirilebileceğini bilimsel yöntemlerle öğreniyor.
Uyku düzeni, beslenme ve oyunların çocukların dünyasında ne ölçüde yer alması gerektiği, kitap okumaya alıştırma, çocukların sorabilecekleri sorulara karşı verilecek uygun cevaplar gibi pedagojik eğitimler ve daha birçok konu dadı adaylarına eğitim ve öğretimle veriliyor.
Özel eğitim merkezlerinde alınan bu eğitimin sonunda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifikaları alabilmek için en az lise mezunu ve bu işi yapabilecek özelliklere sahip olmak yeterli.
Bu merkezlerde eğitim alan öğrenciler, Türkiye’nin eğitimli dadı unvanını almaya hak kazanmış oluyorlar. Dadı adaylarında aranan en önemli özellikler, çocukları sevmek, sabırlı ve sorumluluk sahibi olmaları.
Damla Danışmanlık olarak biz ise karakter analizleri sonucunda ailelere uygun dadı eşleştirmesi yapıyor ve dadı ihtiyacı olan ailenin karakter yapısına uygun dadılar seçiyoruz.
Firmamız tarafından bu seçim yapılırken özellikle annenin karakterine yakın dadılar tercih ediliyor. Örneğin annenin karakteri çok yumuşak, dadının ki çok sert ise çocuğun bu farklı karakterler arasında psikolojik sorunlar yaşamaması için anne-dadı arasında uyum aranıyor. Dolayısıyla çeşitli nedenlerle çocuklarını dadılara bırakmak zorunda kalan aileler için kolaylık sağlanıyor.
Bilinçli ailelerle eğitimli dadıları buluşturmak için aracı olan firmamız, gelişim yaşındaki çocukları eğitecek dadıların eğitim seviyelerine önem veriyor.
Damla danışmanlık olarak firmamızın hedefi, çalışan bayanların, çocukları evde iken gözlerinin arkada kalmaması için hizmet vermektir.
Çalışan anneler için dadı seçimi oldukça önemli. Çünkü çocuğun yanında gününün yarısını birlikte geçirdiği biri var. Bu da çocuğun en yakınındaki modelinin dadı olduğu anlamına geliyor.
Yani dadı, bakışları, konuşma şekli, giyim tarzı ve davranışlarıyla, kısacası her türlü haliyle çocuğun önündeki en önemli örnek.
Firmamız ruh sağlığı düzgün olan kişilerle çalışmayı ailelere özellikle tavsiye ediyor. Çünkü çocuk modelleyerek öğreniyor. Sürekli bakıcı değiştirmeyin.
Hayat şartlarının değişmesiyle birlikte sosyal hayata katılan bayanların yaptığı en önemli fedakarlık çocuğundan uzak olmak.
Fakat tek fedakarlık bu değil. Çoğu zaman anneler şarkıdaki gibi çocuk da yaparım kariyer de diyor ama sonuçta çok az anne ikisini birlikte yürütebiliyor. İş hayatını tercih eden annelerin bunun bedelini ödemesi gerekiyor.
Kendi kariyerinden fedakarlıkta bulunmayan anne çocuğundan fedakarlıkta bulunmuş oluyor. Çocuk anneden ayrı kaldığında tepkisel bağlanma bozukluğu yaşıyor. Her gördüğüne bağlanıyor; öğretmenine, teyzesine, arkadaşına. Onlar tarafından onaylanmak istiyor. Ya da sevgi ihtiyacından doğan bağlılıktan uzak duruyor, içine kapanıyor.
Peki o zaman çalışan anneler ne yapmalı?
Bu konuda annenin çocuğa iyi açıklama yapması gerekiyor. Çalışma gerekçelerini sözle veya davranışlarıyla anne hissettirmeli;
“Ben seni çok seviyorum ama çalışmam gerekiyor.” gibi sözlerle çocuğun gönlünü almalı.
Sıklıkla telefon açıp onu hatırladığını göstermeli.
Kendisine bakan dadının da hayatındaki yerini belirtmeli; yani o, işyerinde iken kendisine bakan bir abla veya teyze.
Bebeklik dönemi içinde, çocuğun mümkün olduğunca bakıcı değişikliği yapılmadan büyütülmesi gerekiyor. Kreş seçimi de düşünüldüğünde evde bakılması sağlıklı olanı.
Çocuğun kendisine bakan kişiyle ilgili ilişkisinde süreklilik kazanması gerekiyor. Değişiklikler ne kadar az olursa çocuk o kadar az etkilenir. Mümkünse sadece bir bakıcıyla çalışılmalı.
Değişiklik yapmak istemese de bu durumla karşı karşıya kalan aileler var. Altı ay içinde dört dadı değiştiren aileler var.
Ailelerin Karşılaştıkları ilk şey, bu piyasaya hakim olanların eğitimsizliği. Aileler kiminden hijyene dikkat etmediği için, kiminden çocuklar büyüdükçe onlara bakacak yeterlilikte olmadığını gördükleri için vazgeçmişler.
Dadılıkla ilgili sorun yaşayan ailelerin yanı sıra Özel Eğitim Merkezlerinde eğitim alan kursiyerler de yaşanan bu sorunların farkında ve bunları kendi açılarından en aza indirmek için orada bulunduklarını söylüyorlar.
Yıllarca dadılık yapan ama bu işte profesyonelleşmek istediği için özel eğitim merkezlerine gittiklerini söyleyen dadılar, işe alınırken işin ehli oyup olmadığının araştırılmamasını çok garipsediğini söylüyor.
Ailelerin çocuğunun nasıl birinin elinde yetiştiğini bilmeleri ve mutlaka araştırmaları gerektiğini düşünüyorlar. |
|
|