Ana Sayfa

Hakkımızda

Vizyonumuz

Hizmetlerimiz

Basında Biz

Sıkça Sorulan Sorular

İletişim
 
   Üye Girişi
 
E-Mail/Rumuz
Şifre
 
 
             
 Neden e-dadi.com üyesi  olmalıyım?
   
 CV bırakmak veya Dadı bulmak  için üye olmanız gerekmektedir.
Üye Olmak İstiyorum
     Dadı Ara
     Dadı Talep Formu
 Bebek Aşı Takvimi
 Bebek Gelişimi Takvimi
 En Güzel Bebek İsimleri


Tuğba Aygül- Editör
 ANKET 
Bakıcı Alacağınız Firmadan Beklentiniz Nedir?
 Komisyon Oranın Düşük Olması
 Garanti Süresinin Uzunluğu
 Güvenilir Olması
 Kurumsal Olması
 Güleryüzlü ve Samimi Olması
 İk Süreçlerini İşletmesi
 Özel İstihdam Bürosu Olması
 E-BÜLTEN
 E-Bültenimize mail adresinizi ekleyerek gündemi takip edebilirsiniz.
  E-Mail
 
 DUYURULAR
Sitemizde çok kısa süre sonra ayın bebeği adlı yarışmamız başlayacaktır.
Ücretsiz Doğum Sonrası Eğitim Programı
  Amerikan Hastanesi’nin Ücretsiz Doğum Sonrası Eğitim Programı
Çocuğa söz geçirebilmek
  Çocuklar bebekliklerinden itibaren çevreden gelen uyarılara tepki verirler.
Dadı, bakıcı ve bebek
  Bebeklerin dadıya bırakılması gereken bir yaş var mı?
Anne Çocuk Eğitim Programı..
  bu yazıyı mutlaka okumalısınız..!
Okul ve Aile Birliği
Okul ile aile arasındaki sıkı işbirliği anne babaların okula karşı sempati duymalarına yol açar.

 
Anne babaların, çocuklarını gönderdikleri okulu ziyaret etmeleri, çeşitli faaliyetleri görmeleri veya bu faaliyetlere katılmaları, okulun izlediği eğitim amaçları ve uyguladığı öğretim metotları hakkında onlara değerli bilgiler ve anlayışlar kazandırır.

Bu bilgi ve anlayışlar sayesinde anne babalar okulun gelişmesine daha istekli ve daha bilinçli bir şekilde yardım ederler. Öğretmenlerin karşılaştıkları güçlükleri ortadan kaldırmak için içten gelen çaba gösterirler.

Anne babaların bu türlü davranışları okulun çalışmalarını nitelik ve nicelik bakımından zenginleştirir. Sonuç olarak, okul, çevresine daha geniş ve etkili bir tarzda hizmette bulunmak imkânlarına kavuşur.

- Çocuğun eğitiminden birinci derecede sorumlu olan ailedir.

Bugün hemen hemen bütün eğitimciler ve düşünürler eğitimin fonksiyonunun sadece okulun dört duvarı arasında düşünülmeyeceği fikrinde birleşmektedirler.

Okul, gerçi formal eğitimin uygulandığı, program ve metotları belli, özel toplulukların ve devletin kontrolü altında işleyen ve çocukların gelişiminde çok önemli yeri olan bir kurumdur.

Bununla birlikte, okulda bulunan çocukların eğitimini, okulun maddi, ekonomik ve sosyal çevresini hesaba katmadan düşünmek, başka deyişle, öğretim çalışmalarını soyut bir planda düzenlemek doğru olamaz.

Çünkü çocuk okula gelmeden önce ve okula devam ederken sürekli olarak bu çevrenin etkisi altındadır. İleri Okul, gerçekçi okul, esasen çocuğun gelişmesinde ki bu şartları göz önünde tutan okuldur.

Çocuğu en çok etkileyen, ona kişiliğinin temel özelliklerini kazandıran hiç şüphesiz aile ocağıdır.

Çocuk okula başlarken, aile çevresinde kazanmış olduğu birçok davranış ve alışkanlıkları benimsemiş durumdadır. Böylece bazen iyi, bazen de kötü diye adlandırılan yönteme veya ilgileri geliştirmiş olarak okul topluluğuna katılır.

Ailenin bu etkisi, okulun etkisine göre, her geçen yıl biraz daha azalır diye düşünülürse de devam eder. Hatta hem çocuklar, hem de anne babalar için bazı çatışmalara ve huzursuzluklara sebep olur.

Çocuk, okulda kazandığı türlü tecrübeleri devamlı bir şekilde aile çevresinde kazandığı tecrübelerle karşılaştırır, değerlendirmeler yapar, sonuçlar çıkarır.

Kısaca, çocuğun akademik, sosyal ve bedeni gelişiminde okul ve aile tabii olarak aynı zamanda etkilerini gösterir.

Bu bakımdan çocuğun eğitimi söz konusu olduğu hallerde okul ve aileyi bir bütün olarak düşünmek, birinci derecede okulun sorumluluğu altına düşen çalışmaları düzenlerken de aile faktörünü önemle göz önünde tutmak gerekir.

- Çocuğu tam olarak tanımak için önce onun ailesini tanımak gerekir.

Eğitimin, özellikle ilkokulun verdiği eğitimin, asıl amacı çocuğa «belli şeyler öğretmek» değil, çocuğun «bir bütün olarak» gelişmesine yardımcı olmaktır. Bu bakımdan, ilkokullarda çalışan öğretmenler için öğrencilerin aile hayatlarına dair bilgi edinmelerinin büyük önemi vardır. Bu da ancak anne babaların yakından, olduğu gibi tanınmalarıyla gerçekleşebilir.

Özel yardıma muhtaç çocukların problemlerini kavramak, bazı maharet ve yetenekleri geliştirmek bakımından geri kalmış çocukların başarısızlık sebeplerini bulmak, her öğrenciyi kişisel yetenek ve istidatlarına göre yetiştirmek isteyen bir öğretmen ailelerle devamlı ve sıkı temaslar kurmak zorundadır.

İlkokullarda rehberlik alanı ile ilgili işlerin mükemmel bir şekilde görülmesi, kayıtların gerçeğe uygun olarak tutulması, bir üst derecedeki okullara çocuklar hakkında gerekli bilgilerin ulaştırılması isteniyorsa, sınıf öğretmenleri ile yöneticilerin, aileleri sosyal, ekonomik ve kültürel yönlerden tanımaları yerinde olur.

- Çocuğun azami derecede gelişmesi ailenin eğitime ve okula verdiği öneme bağlıdır.

Okul, bütün güçlü etkisine rağmen çocuğun eğitiminde rol oynayan tek toplumsal kurum değildir. Hatta diyebiliriz ki çocuğun kişiliğini teşkil eden belli başlı örneklerin hemen hemen hepsi aile çevresi içinde gelişir. Okulun ancak yol gösterici, düzeltici ve yeni tecrübeler için imkânlar hazırlayıcı bir görevi vardır.

Birçok hallerde ailede çocuk kadar eğitilmeye muhtaçtır. Yurdumuzun birçok yerlerinde çağdaş bilginin ve çağdaş yaşama tarzlarının ilk tanıtıldığı yer okul olmaktadır. Bu bakımdan öğrencilerin arzu edilen bir eğitim düzeyine erişebilmeleri ancak onların ailelerine eğitimin kazandırdığı imkânları tanıtmak ve sonra da eğitimin önemini kavratmakla gerçekleşebilir.

Okulun faydasına inanmayan bir aile çevresinde yetişen çocuktan belli bilgi ve maharetleri öğrenmesini beklemek, bazı anlayışlar geliştirmesini istemek çok kez haksızlık olur.

Okul ile aile arasında geliştirilecek sıkı bağlar bu anormal durumu düzeltmeye yardım eder. Okul tarafından gerekli bilgilerin ulaştırıldığı ve uyarmaların yapıldığı aile çevrelerinde büyüyen çocuklar «çalışmak» için daha uygun bir ortama kavuşmuş olurlar.

- Ailelerin okulu tanımak istemeleri hem bir hak hem de bir ihtiyaçtır.

Demokratik hayat görüşünün ve yönetim şeklinin benimsendiği toplumlarda anne babaların, çocukları için düşünülen ve planlanan eğitim programları üzerinde denetim hakları kabul edilmelidir.

Devlet hizmetlerinin yeterli bir şekilde görülmesi için vergi veren vatandaş anne babanın özellikle çocuğunu gönderdiği okulun programını ve işleyişini öğrenmek istemesi, hem hakkı, hem de ödevidir.

Bir kamu hizmetinde bulunan okul yöneticileri ve öğretmenler ailenin bu hak ve ihtiyaçlarını anlayışla karşılamalıdırlar.

Çocuğunun yetişmesinden, eğitiminden birinci derecede sorumlu olan ailenin, günün veya haftanın belli saatlerinde çocuğunun ne gibi şartlar içinde yaşadığını ve çalıştığını öğrenmesi; öğretmene yardımcı olmak için, üzerine ne gibi ek çalışmalar düştüğünü, anlaması, yine okul ile aileler arasındaki yaklaşma imkânlarının hazırlanmasıyla mümkün olabilir.

Okul hakkında kulaktan dolma, çoğu yanlış bilgi ve kanılar taşıyan anne babaların gerçeği öğrenmeleri ve okul hakkındaki ilk düşüncelerini değiştirmeleri için de bu türlü temaslara ihtiyaç vardır.

- Okul ile aile arasındaki sıkı işbirliği anne babaların okula karşı sempati duymalarına yol açar.

Anne babaların bir kısmı öğrencilikleri zamanından kalan olumsuz izlenim veya hatıraların etkisi altında okulca yapılan çağrılara uymaktan korkarlar.

Bazı kimseler, çocuklarının geleceği söz konusu olduğu durumlarda bile türlü bahaneler ileri sürerek okul müdürü veya sınıf öğretmenleri ile yüz yüze gelmekten çekinirler.

Sosyo-ekonomik durumları diğer öğrenci ailelerine göre daha aşağıda bulunan bazı anne babalar da okulda itibar göremeyecekleri kanısına kapılırlar ve okul personeliyle görüşmekten kaçınırlar.

Bu arada kendini çok beğenmiş bazı anne babalar da «ufak bir mesele» için okula kadar gitmeyi kendileri için büyük bir fedakârlık şeklinde düşünürler.

Bütün bu anormal durumlar okul ile ailelerin birbirine yaklaş¬ması ve işbirliğine dayanan çalışmalar ile giderilebilir.

Sık sık yapılan, öğretmeni ve anne babayı karşılıklı memnun eden ve çocuk için yararlı olan görüşmeler, hem okulu hem de aileleri ilgilendiren ortak problemler üzerine eğilmeler, söz konusu korku, kuşku ve olumsuz tavırları azaltır.

Böylece okul, öğretmen ve yöneticileriyle her zaman ziyaret edilmesi istenilen, bir çağrı yapılınca gönül rahatlığıyla gidilen bir yer haline gelmiş olur.

- Okul aile yaklaşması öğretmene çevresini daha iyi tanımak fırsatını verir.

Yönetici ve öğretmenlerin içinde yaşa¬dıkları ve çalıştıkları topluluğun özellikleri hakkında yeterli ve doğru bilgiler edinmeleri kolay değildir. Bir köyün, kasa-banın veya kentin maddi özelliklerini kısa bir zamanda tanımak belki mümkün olabilir.

Fakat okulun sosyal çevresini, halkın inançlarını, görgü ve geleneklerini, eğitim durumunu, okula karşı beslenilen duyguları, ortak değer hükümlerine etki yapan çeşitli faktörleri ve belirli zümrelerin veya kişilerin gerçek güçlerini, özelliklerini öğrenmek uzun bir zaman işidir.

Çevre halkının davranış ve düşüncelerini gereği kadar öğrenememiş okul yöneticileri ve öğretmenler, karşılarına çıkacak problemleri çözmede pek büyük güçlüklere uğrarlar.

Okul aile birliğinin gerçek anlamda yerleştiği ve devamlı olduğu yerlerde ise öğretmen, aileleri tanımak suretiyle, yaşadığı ve çalıştığı çevrenin hem sosyal, hem ekonomik, hem kültürel özellikleri hakkında sağlam bilgiler edinebilir.

- Okul ve aile arasındaki yakınlık, okulu yetişkinler için de gerçek anlamda bir kültür ocağı haline getirir.

Okullarımızın önemli bir görevi de hizmet ettikleri çevre halkının yaşayış, inanç ve davranışlarında dolaylı da olsa olumlu bazı değişikliklere yol açmak olmalıdır. Hele köy okullarımızın bu bakımdan yapacakları hizmetin sınırını çizmek çok güçtür.

Büyük şehirlerde aileler görgü ve bilgilerini artırmak için çeşitli fırsat ve imkânlardan faydalanabilirler. Bunun yanında, köylerimizin sosyal, ekonomik ve kültürel kalkınmasına yardımcı olacağını düşündüğümüz tek kurum ilkokuldur.

Anne babalarla yapılması gereken işbirliğinin şartlarını hazırlamış, bu alanda mümkün çalışmaları düzenlemiş, kapısını sadece küçük çocuklara değil, fakat bütün halka açmış bir okul, toplum kalkınmasına hizmet yolunda da büyük bir adım altmış sayılır.

Okul böylece yedisinden yetmişine kadar bütün vatandaşların çeşitli ilgi ve meraklarını tatmin eden, onlara yeni ve faydalı öğrenim tecrübeleri kazandıran bir kültür ocağı haline gelir. Böyle okullarda çalışan öğretmen veya öğretmenler halkın desteğini kolayca kazanabilirler.

Çevrede öğrenmeye, okumaya ve okula karşı olumlu bir tavır geliştirileceği için bazı yerlerde görülen öğretmen ile halk arasındaki yersiz gerginlikler de ortadan kalkmış olur.

 Köşe Yazıları
   
Op. Dr. Numan Bayazıt
Bebek Sahibi Olunmasında Engeller
Uzm. Pedagog Belgin Temur
Kızılay
Prof.Dr. Olcay Neyzi
İletişimde İlkeler
Op. Dr. Hakan Seven
Anne Olmayı Erteliyor Musunuz?
Uzm.Dr. Gökçe Küçükyazıcı
Kronik Motor Veya Vokal Tik Bozukluğu
Uzm. Psikolog Sinem Olcay
Bebekler Neden Ağlar
Uzm.Dr. Okan Bektaş Yıldırım
Obezite
Işılay Bahar
Hiperaktif Mi Demiştim?
Op. Dr. Sadun Yalçın
Sarı Nokta Ve Diabette Körlüğü Engelleyen İğne Tedavisi
Tuğba Aygül- Editör
Paylaşmayı Bilmek Gerek
Selda Çöklü
Dadının Görev Tanımı Ve Sorumlulukları-Dadı Neleri Yapmaz
Pervin Albayrak
Kadınız, Anneyiz Ama Önce İnsanız.
Özlem Ögen Yurdakul - Editör - Hayatın İçinden
Dizanteri Mi O Da Neeeee
Uzm. Pedagog Sevil Yavuz
Anaokulunda Seperasyon Ansiyetesine Dikkat
Canten Kaya
0-8 Yaşındaki Çocuklara Kazandırılması Gereken Davranışlar
Hilal Horasan
Kızım Ve Ben
Filiz Şeker
Çocuk Dünyaya Geldiğinde Nelere Dikkat Edilmeli?
Elif Şıpka
Bebeğinizi Giydirirken...
Merve Akyol
Küçük Mükemmelliyetçiler
Işın Buzcu
Anne Bak ‘’vapur‘’
Melek Usta
Kim? Nasıl?
Ayhan Usta
Esneklik Ve Uyum

E-dadi.com Damla İnsan Kaynakları Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri.Ltd. Şti. ne bağlı bir sitedir. Damla İnsan Kaynakları Ltd. Şti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu, 15/12/2008 tarihli 100 sayılı izin belgesiyle faaliyet göstermektedir. 4904 sayılı Türkiye İş Kanunu gereğince iş arayanlardan menfaat sağlanması ve ücret alınması yasaktır. Şirketimiz Çalışma İzni Olmayan yabancı uyruklu elemanlar ile çalışmamaktadır.