1.)GÖZ TANSİYONU GÖZDE AĞRI YAPMAZ.
Genellikle göz veya baş ağrısı olanlar bunu genelde göz tansiyonuna bağlarlar. Halbuki çok büyük oranda göz tansiyonu hiçbir belirti vermeden ve ağrıya neden olmadan ilerleyen sinsi bir hastalıktır. Çoğu durumda son ana kadar görmede azalmaya neden olmaz.

Ancak sadece açı kapanması glokomu dediğimiz glokom krizinde şiddetli baş ağrısı ve göz ağrısı eşliğinde bulantı kusma olur. Bu durumda acilen müdahale edilmese körlükle sonuçlanır

2.)GÖZ TEMBELLİĞİNİN ARTIK TEDAVİSİ MÜMKÜN. Yıllardır bilinen klasik bilgimiz olan göz tembelliğinin 7 yaşından sonra tedavisi olmaz fikri artık ortadan kalkmıştır. Yeni çıkan NÖROVİZYON tedavisi ile artık göz tembelliği başarılı bir şekilde mümkün olmaktadır.

Bu tedavi için hastanın 9 ile 55 yaşları arasında olmalı ve görme seviyesi 0.2’ nin üstünde olmalıdır. Tedavi ev ortamında ve bilgisayar başında özel bir programla olmaktadır.

3.)GÖZDE AŞIRI SULANMA GÖZ KURULUĞUNUN BELİRTİSİ OLABİLİR. Yanlış bilinen bir durumda aşırı sulanması olan hastanın bu şikayetinin göz kuruluğundan kaynaklandığını düşünmemesidir.

Görünüşte ters olan bir ilişki kuru olan gözde refleks salgı ile kuruyan gözün eksikliğini kapatmak için kalitesiz ve refleks salgı ile gözün kendini oyalaması sayılır. Elbette sulanmanın birçok nedeni vardır ama yaşlı kişilerde, menapoza giren kadınlarda, aşırı bilgisayar kullananlarda, laser cerrahisi geçiren hastalarda ve şeker hastalarında aşırı sulanmanın nedeni göz kuruluğu olabilir. Özel bir testle bu tespit edilip kolayca tedavi edilir.

4.)GECE KÖRLÜĞÜNDE YENİ TEDAVİ YÖNTEMİ. Retinitis pigmentosa da denilen tavuk karası hastalığında eğer görme seviyesi 0.2 nin üstünde ise REVİTALVİSİON tedavisi ile görme kalitesi arttırılmaktadır. Bu tedavi programını uygulayan hastalar görmelerinde ve hayat kalitelerinde etkili bir gelişmeyi tecrübe etmişlerdir.

5.) GÖZ TANSİYONUNDA ERKEN TANI ARTIK MÜMKÜN. Glokom hastalığı sinsi ve hiçbir belirti vermediğinden erken teşhis son derece önemlidir. Görme alanı tanıda yıllardır kullanılan tanı yöntemidir. Ama teşhis yöntemi hastaya bağlı olduğundan yanlış sonuç vermesi ve hastalık %50 ye kadar ilerlediğinde bulgu verdiğinden teşhiste genellikle geç kalınırdı. Ama GLOKOM OCT ile hastalık daha başlangıç aşamasında tespit edilir ve hemen tedaviye başlanarak görme kaybı engellenir.

6.) SARI NOKTA HASTALIĞI ARTIK ÇÖZÜMSÜZ DEĞİL. Bundan yıllar önce tedavisinde çok aciz kaldığımız ve sonunda körlüğe neden olan MAKULA DEJENERASYONU denilen sarı nokta hastalığı GÖZ İÇİ ANTİ-VGEF ilaç tedavileri ile başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir. Tüm hastalıklar da olduğu gibi bu hastalıkta da erken teşhis önemli.

İletişim adresi: drsadunyalcin@hotmail.com